Hindistan…her türlü anlatımın eksik kalacağı, büyülü ülke

00000147_dSöylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür… Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür… Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür… Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür… Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür… Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür… Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür. Mahatma Gandhi

 


Gerçek miydi? Masal mı? Bir geziye gittim, bir ülke gezdim hala ayrımını yapamıyorum.

Hayatımda hiç bir ülkeden bu kadar etkilendiğimi hatırlamıyorum.

Hindistan da geçirdiğimiz her günün sonunda , etmediğim kadar şükür ederek gitmeme rağmen yatağıma, döndüğümde ne zaman tekrar giderim diye düşünürken buldum kendimi.

Sakındığın göze çöp batar derler ya, üstelik de hayalim olan ülkeye bir günde geç gittim. ”overbook” denen havacılık kuralını öğrenmiş olduk böylelikle. Gidişin telaşında çok dokunmamıştı geç gidiş ama, dönerken 24 saat daha geçirebilmek için neler vermezdim hali ağır bastı:)
Her geziden önce sorarız ya eşe dosta ” sen gittin, nasıldı ?” diye, ilk kez Hindistan da aldığım bilgiler yetersiz kaldı.

Sanırım herkesin kendi Hindistan’ı var…

Eğer sokakların kokusuna, genel olarak pisliğe takılırsak işkenceden öteye geçemeyiz kendimize.
Daha derine, insanların gözlerine, sakin enerjilerine, dinlere olan saygılarına, her canlıya verdikleri değere inmeliyiz.

İndikçe çıkamadığımız derinliklerde kalacağımız kesin!

Sokaklarında açık hayvanat bahçesinde hissedeceğiniz, fotoğraf çekerken bir anda onlara poz verirken kendinizi bulacağınız, giysilerini giyip öyle dolaşmak isteyeceğiniz, 1 milyar 200 milyon nüfusuyla sizi sanki bir ülke de değil, dünyanın tümünde geziyormuşcasına saran bir coğrafyadan bahsediyorum.

30 milyon tanrısı olmasından mı( oradayken benim tanrım Krishna ydı, hala da öyle bir çok objesini aldım aşk tanrısının:)), yoksa her türlü kötü ününe karşı sokakta ki insanlarıyla göz göze geldiğinizde aldığınız enerjiden mi bilmem ben kendimi çok güvende hissettim. Dünyada ki en yalın ayak memlekette, insanlar elleriyle yemek yiyor, genelde bizim tuvalette yaptığımız işleri onlar sokaklarda yapıyor. Sadece tuvaletten bahsetmiyorum, bir babayı, 3 yaşlarında ki oğlunu (muhtemelen soğuk suyla) sokakta yıkarken görebilirsiniz. Gitmeden tekrar Oscarlı film Slumdog Millionaire i seyretmiş, ”yok canım bu film, herhalde şartlar değişmiştir” demiştim. Yanılmışım:)

Harika grubumuzla arada konuşurken kendi ülkemizi kurtardığımız kadar Hindistan ‘ı da kurtarmaya çalıştık. Tembeller daha çok çalışmalılar dan tutunda, bizim ”uzun adam ” ı buraya göndersek de biraz yol, ev yapsaya kadar giden çeşitli yollar düşündük. Belki de kurtarılması gereken bizken hemde:) Gandhi demiş ya ” Olsa iyi olurdu” diye…batı uygarlığı hakkında ne düşünüyorsunuz sorusuna cevaben…

Gezimiz de altın üçgende ki şehirleri gördük; Delhi,Jaipur,Agra, Pushkar…en önemli duraklarımızdan biri ise Jaipur du. Diwali ışık festivalini izleme şansımız oldu. Kötülüklerin ve karanlığın , ışıklarla kovulduğu rengarenk bir festival…

Bahsetmeden geçemeyeceğim başka bir konu ise, kornaları !!! İnsan safarisi tadında ki sokak ve caddelerinde genel olarak aynasız taşıtların en önemli iletişim aracı KORNA. Hatta bir çok aracın arkasında ”Horn Please” yazıyor! Sokaklarda ki ineklerin saygınlığını herhalde duymayanımız kalmamıştır. Buna siz domuzları, eşekleri,maymunları ve fareleri de ekleyin lütfen. Sonuçta bazı inanışlarında ağızlarını böcek yutar bir canlı öldürürler diye sıkı sıkı bağlayan hintliler var. Canlının bu kadar kıymetli olduğu başka bir medeniyet daha var mıdır acaba? Tüm müslüman ülkelerde ki inekleri o coğrafyaya, orada ki tüm yalın ayak, gülen surat çocukları da kendi yanıma almakta benim bu gezide ki fantazim olarak kalsın:)

Sonuçta dedim ya herkesin kendi Hindistan ‘ı var. Sayfalarca anlatmak isterdim bu harikalar diyarını… iyisi mi siz bu ya da bir sonra ki hayatınızda mutlaka görün bu güzel insanlar diyarını…( bu arada ben bu yazıyı yazarken ofis de, her zaman açık olan voyage fm de hint müziği çalmaya başladı! Hindistan’ a siz gitmezsiniz, o sizi çağırır:)) Gitmeseniz de üzülmeyin…Bu hızla giderse , 2050 lili yıllarda Çin ve USA nın toplam nüfusundan daha fazla nüfusa sahip olacakları için onlar bize gelecekler gibi gözüküyor:)

 

india1.jpgindia10.jpgindia2.jpgindia3.jpgindia4.jpgindia5.jpgindia6.jpgindia7.jpgindia8.jpgindia9.jpg

This entry was posted in Gezi and tagged , , , , , , , , , .

Post a Comment

Your email is never published nor shared. Required fields are marked *

*
*